EDİRNE

Edirne, camileri, çarşıları, köprüleri, tarihi evleriyle özellikle de muhteşem Selimiye ile ülkemize gelenleri ilk karşılayan ve bir sınır kenti olma özelliğini en iyi yansıtan kentimizdir.

Tarihinde çeşitli ünvanları hak etmiştir. Edirne, mutluluk dönemlerinde “Der-i Saadet (Mutluluk Kapısı)” bir “Şenlikler Şehri”dir.

II. Murad’dan IV. Mehmet’e kadar zafer kutlamaları, sünnet şenlikleri, II. Mehmet’in evlilik törenleri “İstanbul’u kıskandıracak kadar” olurdu. Edirne tabi ki her dönemde hatırlarda bir “Der-i Saadet” olarak kalmadı. Bu “Serhat Şehri” Evliya Çelebi’nin sözleriyle “Bir İslam Duvarı” tarihinde birçok kez felaketle de tanıştı. En fazla da kuşatma ve işgallerden bunaldı. Şenlikleriyle “Mutluluk Kapısı” olarak hatırlanan Edirne’nin yanına “Daima bağrı yanık” olan Edirne’yi de koymak gerekir.

Edirne her zaman kültür olaylarının yoğun yaşandığı bir kent olmuştur. Mimari yenilikler bu kentin yapılarıyla gelişmiş, hat ve süsleme sanatının en güzel örnekleri burada verilmiş, çok sayıda medresesi yoğun tartışmalara tanık olmuş, tıp tarihine geçen ilk uygulamalar burada başlatılmıştır.

Kimliğini asıl Osmanlı döneminde bulan ve imparatorluğun ikinci kenti olan Edirne, kültürel mirasımızın en yoğun hissedildiği kenttir.
Ek Resimler
Bu içerik 01.01.2023 tarihinde yayınlandı ve toplam 597 kez okundu.